Selim Işıklar - Piyasanın gözü Fitch ve Merkez'de
Türkiye en zor dönemlerinden birini yaşıyor. Bir yandan iyice artan terör olayları, diğer yandan Suriye kaynaklı çatışmalara dahil olmaya başlaması ve en önemlisi Rusya'dan sonra ABD ile başlayan gerilimler... Dış ilişkiler açısından Türkiye'nin isteği dışında oluşumların doğurduğu çatışmaların terör olarak yansımalarını iyice hissetmeye başladık.
Bu hengamede piyasalar öylesine gergin ve kırılgan bir süreç yaşıyor ki bir yandan küresel ekonomideki gelişmeler, diğer yandan Suriye kaynaklı gerilimlerin Türkiye'yi büyük çaplı bir çatışmaya sürükleme ihtimali endişeleri tırmandırıyor. Bilanço döneminde olmamız sebebiyle şimdilik dış piyasalardaki olumlu gelişmelere olumlu tepki veren Borsa ve Türk Lirası'na önümüzdeki hafta kritik Fitch not kararı ve Merkez Bankası'nın politika faiz kararı yön verecek.
Bir yatırım bankasının raporuna göre 26 Şubat Cuma günü kredi derecelendirme kuruluşunun görünümü durağandan negatife çekeceği iddiası piyasalarda cuma günü yankı bulmuştu. İngiltere-AB anlaşması tansiyonu düşürse de piyasalar önümüzdeki haftaya Fitch kararının baskısı ile başlayabilir.
Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı'nın görev süresinin iki ay sonra dolacak olması nedeniyle Merkez'in faiz kararında yine bir değişiklik beklenmezken, faizlerin yüzde 7,5'te sabit kalacağı en kuvvetli beklenti olarak öne çıkıyor.
12 aylık bilançoların yavaş yavaş borsaya bildirilmesi ile birlikte artık şirketlerin ne kadar kâr payı vereceği veya sermaye artışına gideceğinin görüşüleceği genel kurul tarihlerinin yaklaşması genelde şirket bazında beklenti oluşturur. 2015 yılında nakit zengini ve döviz açığı bulunmayan şirketler açısından ne kadar iyi geçtiyse de, döviz açığı olan ve pazar payını kaybeden şirketler açısından 2001 krizinden bu yana en sert geçen ve sermaye kayıplarına yol açan bir yıl oldu. Bu nedenle 2015 yılında birçok şirket bankalarla ya kredilerini uzun vadeye yayan anlaşmalar yaptı ya da bir ortak aramaya başladı. Arsaların değerlenmesiyle ellerinden arazi çıkarmaya çalışan şirket sayısı bir hayli artmış durumda. Türkiye'nin bir yanda ekonomide 2001-2013 arası elde ettiği başarılar, son iki yılda yaşanan tam tersi süreçle büyük kriz engellese de durum gittikçe kötüleşiyor.
Emtia fiyatları dengesini buldu
Emtia fiyatları 2015 yılında çöküş yaşadı. Petrolden altına, demirden bakıra neredeyse tüm emtia fiyatları son 10-15 yılın en düşük seviyelerine geriledi. 2016 yılına girilirken yaptığımız analizlerde 2016 yılında da emtia fiyatlarının dip arayışında olacağını, bunun da ocak ayı içinde olmasını beklediğimizi belirtmiştik.
İki ayını geride bıraktığımız 2016 yılında ilk teşhis olarak fiyatların denge noktasına geldiğini söyleyebiliriz. Bunun anlamı şu: Fiyatları aşağı sürükleyen ana hikaye FED ve Çin ekonomisine ilişkin endişeler ile Avrupa Birliği'nin ekonomik ve siyasi çöküşü hızlandırıp hızlandırmayacağı üzerine kurulmuştu. Diğer yandan 14-15 yıldır devam eden küresel para bolluğunun sonuna gelinmesi ve o yıllarda gelişmekte olan ülkelerde yaşanan büyük sıçrayışın artık tersine dönmesi ile arz ve talep dengesinin değişmeye başlaması, emtia fiyatlarını aşırı bir şekilde gerileten önemli bir etken oldu.
Son gelişmelere baktığımızda elbette tehlike henüz tam manasıyla geçmemiş olmakla birlikte, artık bu düşük fiyatlardan ciddi tepki alımlarının gelmeye başlaması emtia fiyatlarının denge noktasını bulduğunu gösteriyor. Petrolde 147 dolar nasıl sürdürülemez bir seviye ise 20-30 dolar seviyeleri de aynı şekilde kalıcı olmayacak. Keza diğer emtia fiyatları da öyle. Ancak bunun yeniden tersine dönme süresi 2016 sonunda belirginleşebilir. Gelişmekte olan ülkeler için 2017-2018 yeniden toparlanmaların başlayacağı tarihler olabilir.
Son olarak ABD çekirdek TÜFE verisi beklentilerin üstünde 2,2 olarak açıklandı. Bu gelişme satış baskısı oluşturdu. Paritede kayıplar yaşandı, borsalara satış geldi. Böylelikle Çin kaynaklı verilerin olumlu havasını ABD kaynaklı TÜFE biraz bozdu. Petrolde 36 dolar aşılamadı ve geri çekilme başladı. Altın ise şimdilik boğa piyasasını sürdürüyor, haftayı onsu 1.226 dolardan kapattı. 1.180 dolar geri çekilmelerde test edilebilir. Dolar/lirada kritik seviye 2,96, aşağıda 2,89. Merkez Bankası'nın, faiz oranlarında bir değişikliğe gitmeyeceği beklentisi hakim. Bu nedenle salı günü öğleden sonra sert hareketler yaşanabilir.
YATIRIMCI TAKVİMİ
22 Şubat Pazartesi Avrupa imalat PMI verisi, Türkiye merkezi hükümet borç verisi (677 milyar)
23 Şubat Salı TCMB faiz kararı
24 Şubat Çarşamba ABD ham petrol stokları, ABD yeni konut satışları
25 Şubat Perşembe Avrupa ocak ayı çekirdek TÜFE (beklenti 0,9)
26 Şubat Cuma Japonya çekirdek TÜFE (beklenti -0,2)