Silah yüklü TIR'lar TBMM'ye taşındı
CHP İstanbul Milletvekili Barış Yarkadaş, İstanbul Emniyeti'nde yaşanan görevden almaları ve MİT TIR'ları soruşturması kapsamında yapılan tutuklamaları TBMM'ye taşıdı.
Yarkadaş, Başbakan Davutoğlu'nun cevaplaması talebiyle verdiği önergesinde, MİT TIR'ları soruşturmasının ne aşamada olduğunu sordu. İşte Yarkadaş'ın önergesinden bazı sorular: “8 Mayıs'ta tutuklanan Adana Cumhuriyet Başsavcısı Süleyman Bağrıyanık, Başsavcı Vekili Ahmet Karaca, savcılar Aziz Takçı ve Özcan Şişman'ın yürütmüş olduğu soruşturma ne aşamadadır? ‘Mühimmat ve silah' taşıdıkları iddiasıyla durdurulan TIR'larla ilgili yürütülen ve Milli İstihbarat Teşkilatı'nı da kapsayan bir soruşturma var mıdır? Milli İstihbarat Teşkilatı'na ait TIR'larla ‘Suriye'deki gruplara silah ve cihatçı sevk edildiği' iddialarına hükümet kanadından verilen cevaplar neden farklılık göstermektedir? 29 Mayıs günü, Kayseri'de Fransız Haber Ajansı'na ‘Yardım, Özgür Suriye Ordusu ve Suriye halkı içindi' dediniz mi? Dediyseniz ertesi gün Ankara'daki mitingde, ‘O yardımlar Suriye Bayırbucak Türkmenlerine gidiyordu' diye neden düzelttiniz? AKP Siirt Milletvekili Yasin Aktay'ın, 18 Mayıs günü Siirt'te ‘O silahlar Özgür Suriye Ordusu'na gidiyordu' sözleri hakkında ne düşünüyorsunuz?”
NEDEN REYHANLI SINIR KAPISI TERCİH EDİLDİ?
“Silahlar Türkmenlere gidiyordu ise neden Türkmenlere yakın bir sınır kapısı yerine o dönem Nusra Cephesi'nin kontrolündeki Reyhanlı kapısı tercih edilmiştir? TIR'ları durduran savcıların görevden alınması için Adalet Bakanı Bekir Bozdağ'ın Adana Cumhuriyet Başsavcısı Süleyman Bağrıyanık'ı arayarak, savcıların dosyadan alınması ve dosyanın kapatılması isteği doğru mudur? Doğru ise bakanlığın savcılığa talimat vermesini nasıl değerlendiriyorsunuz? Haberlerin ardından tek dava açmayan yargı, neden dava açmak için 1 Kasım seçim sonuçlarını beklemiştir? Basın suçlarında 4 ay içerisinde dava açılması gerekirken neden bu süre içerisinde değil de olayın ardından yaklaşık 2 yıllık bir süre geçtikten sonra dava açılmıştır? Can Dündar ve Erdem Gül, bu koşullarda Silivri'de tutuklu mudur, yoksa esir mi?”