Türk ihracatçısının uzun süredir ertelediği, görmezden geldiği ya da geçici olarak değerlendirdiği yapısal sorunlarla doğrudan yüzleşmek zorunda kaldığı bir kırılma yılıdır 2025. Kurun baskılandığı, üretim maliyetlerinin hızla yükseldiği, finansmana erişimin hem zorlaştığı hem de pahalılaştığı, buna karşılık öngörülebilirliğin neredeyse tamamen ortadan kalktığı bir ekonomik iklimde faaliyet göstermeye çalıştık. Bu süreçte ihracatçı için mesele büyüme değil, sistemin içinde kalabilmek hâline geldi.